Protein kelimesini duyduğunuzda aklınıza sadece iri yarı vücut geliştiriciler veya toz karışımları geliyorsa, büyük bir resmi kaçırıyorsunuz demektir. Protein, sadece devasa kaslar inşa etmek için değil; hayatta kalmak, sağlıklı yaşlanmak ve iştahınızı kontrol altında tutmak için vücudunuzun en çok ihtiyaç duyduğu yapı taşıdır.
Bugün proteini mercek altına alıyor, günlük ihtiyacınızdan, iştahı nasıl kestiğine ve hakkında dolaşan "kanser yapar, yağa dönüşür" gibi korkutucu efsanelerin bilimsel gerçeklerine iniyoruz.
Protein, vücudumuzun mimarıdır. Temel görevleri arasında şunlar bulunur:
Diyetteyken sürekli aç hissediyorsanız, muhtemelen yeterli protein almıyorsunuz demektir. Proteinin sizi tok tutmasının altında yatan muazzam bir fizyolojik süreç vardır:
Eğer günlük beslenmenizde protein eksikse vücut alarm vermeye başlar. İlk olarak kas kaybı ve genel bir güçsüzlük yaşarsınız. Antikor üretimi düştüğü için bağışıklığınız zayıflar ve daha sık hasta olursunuz. Kan şekeri regülasyonunuz bozulacağı için gün içinde sürekli bir şeyler atıştırma ihtiyacı hisseder ve kronik bir açlık yaşarsınız.
Eski sağlık yönergeleri "kilo başına 0.8 ile 1 gram protein yeterlidir" derdi. Ancak modern bilimsel araştırmalar, bunun sadece "hasta olmamak için" gereken minimum miktar olduğunu söylüyor.
Optimum sağlık, kas koruması ve iyi bir metabolizma için güncel öneriler: Kilo başına 1.2 ile 1.6 gram arasındadır.
Elbette bu durum hedeflere göre değişir:
Diyelim ki günlük ihtiyacınız 100 gram protein. Bu, 100 gram tavuk yediğinizde ihtiyacınızı karşıladığınız anlamına gelmez. Çünkü gıdaların tamamı proteinden oluşmaz. İşte bazı örnekler:
Hayvansal ürünler tüketmiyorsanız, günlük protein ihtiyacınızı baklagiller ve bitkisel kaynaklardan karşılamanız tamamen mümkündür. Bitkisel protein kombinasyonları, esansiyel amino asitler ve eksiksiz bir beslenme planı hakkında daha detaylı bilgi almak için Veganlarda Protein Hesabı ve Bitkisel Kaynaklar başlıklı yazımızı mutlaka okuyun.
Toplumdaki en büyük efsanelerden biri de gereğinden fazla yenen proteinin doğrudan vücutta yağ olarak depolanacağı inancıdır. Aslında burada asıl suçlu protein değil, kalori fazlalığıdır.
Hangi makro besini (karbonhidrat, yağ veya protein) yerseniz yiyin, gün sonunda yaktığınızdan daha fazla kalori alıyorsanız kilo alırsınız. Kalori fazlalığı olmadığı sürece, fazla yediğiniz bir miktar protein sihirli bir şekilde göbek yağına dönüşmez.
100 gram protein hedefinizi 4 öğüne (25g / 25g / 25g / 25g) bölmek mi, yoksa iki büyük öğünde (50g / 50g) almak mı daha mantıklı?
Kas protein sentezini (kas yapımını) gün boyu maksimumda tutmak için proteini gün içine 3-4 öğün olarak bölmek bir miktar daha avantajlıdır. Ancak araştırmalar net bir şekilde gösteriyor ki: Günün sonunda aldığınız toplam miktar, onu nasıl böldüğünüzden çok daha önemlidir. İki öğün beslenmek (Aralıklı Oruç gibi) yaşam tarzınıza daha uygunsa, 50'şer gram şeklinde almak da size mükemmel sonuçlar verecektir.
Zamanınız yok, çok fazla et yiyemiyorsunuz ve protein hedefinizi tutturamıyorsunuz. Akla ilk gelen çözüm protein tozudur. Peki kanser yapar mı?
Kısa cevap: Hayır. Protein tozu (Whey), peynir altı suyunun filtrelenip kurutulmuş halidir. Bebek mamalarının içinde bile bulunan oldukça güvenli bir gıda takviyesidir. Steroid veya ilaç değildir.
Ancak altın kural şudur: Öncelik her zaman gerçek gıdalar olmalıdır. Örneğin; yumurta yediğinizde sadece protein almazsınız. Yumurtanın içindeki sağlıklı yağları, Omega-3'ü, selenyumu, kolini ve vitaminleri de vücudunuza kazandırırsınız. Tozlar ise mikronutrient (vitamin/mineral) açısından gerçek gıdalar kadar zengin değildir. Bu yüzden protein tozu ana yemek değil, sadece "pratik bir takviye" (eksik tamamlayıcı) olarak kullanılmalıdır.
Protein korkulacak bir şey değil, en güçlü müttefikinizdir. Hedefinize uygun miktarda proteini diyetinize eklemek, sizi daha uzun süre tok tutacak, kaslarınızı koruyacak ve hedeflerinize ulaşmanızı inanılmaz derecede kolaylaştıracaktır.
Size özel ne kadar protein, karbonhidrat ve yağ almanız gerektiğini bilmiyor musunuz? Vücut tipinize ve hedefinize en uygun, bilimsel temellere dayanan bir antrenman ve beslenme programı ile zaman kaybetmeden sonuç alın.
Sağlıklı, sürdürülebilir ve estetik bir vücut için profesyonel destek almanın tam zamanı!
Uzaktan Eğitim Programımıza Katılın