Kilo vermeye karar verdiniz, günlük ihtiyacınızı hesapladınız ve karşınıza şöyle bir tablo çıktı: Günlük 2000 kalori alırsanız, 400-500 kalorilik bir açık yaratıyorsunuz. Harika bir başlangıç! Ancak tam bu noktada internetin o devasa bilgi çöplüğünde şu soruyla baş başa kalıyorsunuz:
"Peki ama hangi diyeti yapmalıyım? Ketojenik mi, aralıklı oruç mu, vegan beslenme mi, yoksa Akdeniz diyeti mi daha çok yağ yakar?"
Eğer siz de en çok yağı hangi sihirli diyetin yakacağını merak ediyorsanız, arkanıza yaslanın. Çünkü bugün, diyet endüstrisinin size söylemekten pek hoşlanmadığı bilimsel gerçekleri konuşacağız.
İşin bilimsel temeline inelim. Kilo vermek veya yağ yakmak, aslında bir fizik kuralından ibarettir: Termodinamiğin birinci yasası (enerjinin korunumu). Eğer vücudunuzun gün içinde harcadığı enerji, yiyeceklerle aldığınız enerjiden fazlaysa, vücudunuz aradaki farkı kapatmak için depolanmış enerjiyi, yani yağlarınızı kullanır.
Günde 2000 kalori alarak 500 kalorilik bir açık yarattığınızda, haftada yaklaşık 3500 kalorilik bir açık elde edersiniz. Bu da kabaca haftada yarım kilo saf yağ yakımına denk gelir. Peki bu 2000 kaloriyi nerden aldığınız yağ yakım hızınızı değiştirir mi?
Ayşe ve Burak'ın ikisinin de günlük enerji harcaması 2500 kalori olsun. İkisi de günde 2000 kalori alarak 500 kalori açık yaratıyor.
Sonuç: Aylar süren kontrollü klinik araştırmalar gösteriyor ki; protein alımları eşit olduğu sürece, Ayşe ve Burak günün sonunda aynı miktarda yağ yakacaktır. Ketojenik diyetin veya herhangi bir popüler diyetin, eşit kalori açığında ekstra bir "yağ yakma büyüsü" yoktur.
Eğer her diyet kalori açığı yarattığı sürece aynı oranda yağ yaktırıyorsa, neden her gün yeni bir diyet trendiyle uyanıyoruz?
Bunun birinci ve en masum nedeni sürdürülebilirliktir. Yağ yakma hedefini sağlayan şey diyetin ismi değil, o diyetin kalori açığı yaratmanızı ne kadar kolaylaştırdığıdır. Kimi insan aralıklı oruçla rahat ederken, kimi düşük karbonhidratla iştahını daha kolay kontrol eder.
İkinci neden ise klinik ve sağlıksal zorunluluklardır. Diyetler sadece kilo vermek için tasarlanmamıştır. Örneğin; ketojenik diyet aslında epilepsi hastalarının nöbetlerini azaltmak için bulunmuştur. Benzer şekilde, glutensiz beslenme çölyak hastaları içindir, diyabet hastaları için ise farklı protokoller uygulanır. Yani bazı beslenme tarzları, vücuttaki belli başlı rahatsızlıkları düzeltmek amacıyla klinik olarak uygulanır.
Üçüncü ve en tehlikeli neden ise: Sosyal Medya İllüzyonu! Bugün karşınıza çıkan birçok "mucizevi" diyet listesi veya detoks kampı, tamamen daha fazla tıklanma almak, dikkat çekmek ve ürün satmak uğruna yaratılmaktadır. Bilimsel hiçbir dayanağı olmayan, sadece "trend" olduğu için size dayatılan popüler diyetlerin tuzağına düşmeyin.
Buraya kadar beslenmeyi çözdük. Günde 2000 kalori alıyor ve sağlıklı bir açık yaratıyorsunuz. Peki bütün gün koltukta oturarak bu diyeti yaparsanız ne olur?
Cevap acımasızdır: Tartıda kilo verirsiniz ama verdiğiniz kilonun büyük bir kısmı kaslarınızdan gider.
Vücudunuz hayatta kalmaya programlanmıştır. Eğer kaslarınızı direnç antrenmanlarıyla (ağırlık çalışması vb.) zorlamaz ve onlara "bana lazımsınız" mesajı vermezseniz, vücudunuz enerji açığını kapatmak için o kıymetli kas dokularını yakmaktan çekinmeyecektir. Hedefiniz sadece kıyafetlerin bollaşması değil; aynaya baktığınızda sıkı, fit ve estetik bir vücut görmekse, beslenme ve antrenman et ve tırnak gibidir, birbirinden ayrılamaz. Kalori açığını mutlaka doğru bir antrenman programıyla desteklemelisiniz.
Günde 2000 kalori alarak 400-500 kalori açık yaratma planınız kusursuzdur. Şimdi yapmanız gereken tek şey, bu 2000 kaloriyi doldururken sağlıklı kalabileceğiniz, sizi psikolojik olarak yormayacak beslenme tarzını seçmek ve bunu düzenli bir antrenman rutiniyle taçlandırmaktır.
Pazartesi başlanıp perşembe bırakılan kusursuz bir diyet, aylar boyunca devam ettirilebilen "yeterince iyi" bir beslenme ve egzersiz düzeninden her zaman daha başarısızdır.
Kalori ihtiyacınızı doğru belirlemek, kas kaybetmeden sadece yağ yakmak ve hedefinize uygun, size özel bir antrenman & beslenme programı ile çalışmak ister misiniz?
Deneme yanılma yöntemleriyle vakit kaybetmek yerine, bilimin ve tecrübenin ışığında değişime hemen başlayın.
Uzaktan Eğitim Programımıza Katılın